Sabit diskleriniz IDE olmalı. GRUB'daki bir bugdan dolayı IDE diskler SATA/SCSI gibi algılanıyor. menu.lst içinden disklerin doğru algılanıp algılanmadığına bakarsanız, sorun çözülecek. İnitramfs içinden çıkamamış sistem.
Seçici olmak şurdan kaynaklanıyor: Pozitif PC'den de önce, başka projelerden de biliyorum, insanlar "şunu yaparız, bunu ederiz" diye atlıyorlar, sonra ilk girişimde %95'i ortadan kayboluyor. Dolayısıyla, teknik problemlerle uğraşmak problemli insanlarla uğraşmaktan daha kolay olduğundan, seçici olmakda fayda var. Ayrıca "atom ve roket mühendisleri tercih sebebidir"

iddiası yok zaten. Beklediğimiz tek şey, belli bir iş ahlakına sahip olmak, o kadar.
"En kral dağıtım budur" gibi bir yaklaşımım hiç olmadı; hepsinin problem ve üstünlükleri var. Genel olarak Debian'ı en akılcı sistem olarak görsemde. 2 senedir, özgür yazılımla ilgili en değer verdiğim şeyin, felsefenin kendisi olduğunu söylüyorum, onun için takım tutar gibi dağıtım tutanlara da pek sempatik bakamıyorum.
Pozitif'in farkı, "kafa ütüleme, işim var, gücüm var" havası içinde bir camia olmamaktan kaynaklanacak. Daha 1 hafta olmadı, ama forumdaki mesajlara bakın, bunun yansımasını da göreceksiniz. Herkes, elinden geleni yapmaya çalışıyor ve gerçek bir dayanışma içinde. Linux'un ihtiyaç duyduğu ruh da bu. Teknik problemler nasıl olsa çözülecek, çözülüyor da.
İsteyen istediği yorumu yapabilir. Windowsçular Linux'a,Linuxcular Windows'a,Debian Ubuntu'ya,kimileri Suse ve Fedora'ya da fiyasko diyorlar. Sonuç olarak, Pozitif çok kısa sürede ortaya çıktı. Devlet de bize para vermiyor, 10 kusür kişiyle çalışmıyor ya da fuarlarda stand tutamıyoruz. Fedora,Suse ya da Ubuntu gibi, bizi finanse eden zengin şirketler de yok. Bu tamamen bir grup projesi, üstelik daha ortada o grup da yok! O Pardus kullananların çoğu, başta Pardus'a da fiyasko demişlerdi; dolayısıyla insanlık, başkalarının ne düşündüğü ile hareket etseydi, bugün dünyanın düz olduğuna inanıyor olacaktık!
"Gönüllülük" ahlakının anlaşılması gerek Türkiye'de. Sınır tanımayan doktorlar örgütü var örneğin; bunlar 1 yıl boyunca işlerini bırakıp dünyanın en fakir,tekinsiz ve savaşla boğuşan bölgelerinde doktorluk yapıyorlar. Hastalıktan ölenler,mayına basıp bacağını kaybedenler oluyor. Kimse de, hastasının tedavisini yarım bırakıp "aman, ne de olsa gönüllüyüm" diye kaçmıyor. İlla birileri bu işin ucundan tutsun çabasında değilim. İşini yapan samimi olsun yeter.
Pozitif PC'nin ilk sayısı çıktığında da birsürü insan olumsuz, hatta ipe sapa gelmez şey söylemişti. Sonradan, samimi olarak fikrini değiştiren birsürü okuyucu oldu. Çoğu insan, insan doğası gereği, yeni şeylere tepkiyle yaklaşır; bunda da eleştirilecek birşey yok.
Dediğiniz gibi; felsefemiz doğru ve azmimiz var. Herşey zamanla yerine oturacak. Size zaten önceden attığınız maile müteakip, katılmanız için çağrı da yapmıştım, cevap bekliyorum hala...